Müslümanlar Kudüs’e ne zaman yürüyecek?

Müslümanlar Kudüs’e ne zaman yürüyecek?


İşgalci İsrail ve de Cennet mekan Abdulhamid Han kadar Kudüs’ün, Filistin topraklarının önemini anlasaydık, İslam Ülkeleri’nde huzur olurdu. İsrail, sırf devlet kurmak ve Kudüs’ü başkent yapmak için asırlardır mücadele ediyor, İslam Ülkeleri’ni karıştırıp parmağında oynatıyor, Mısır’da darbe yaparak, sözde Arap Baharı (halk isyanları) başlatıp diğer ülkeleri karıştırarak Filistin’e komşu ülkelerin yönetimini ele geçirdi, ekonomik askeri siyasi vb birçok alanda da Müslüman ülkelerin elini kolunu bağladı. Bunların hepsi, Filistin topraklarını işgal edip Kudüs’ü başkent yapmak, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve Büyük Ortadoğu Projesi’ni (BOP) gerçekleştirmek için oluyor.

Ve nihayetinde İsrail, Yahudi Ulus Devleti yasasını da kabul etti. Bu yasaya göre, 8 milyon nüfuslu ülkenin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan Araplar ikinci sınıf vatandaş konumuna düşecek, Arapça resmi dil olmaktan çıkacak ve ülkenin tek resmi dili İbranice olacak. Ülkede kendi kaderini tayin etme hakkı sadece Yahudilere ait olacak, “İsrail bir Yahudi devletidir, İsrail dünyadaki tüm Yahudilerin tarihi anavatanıdır, dünyadaki tüm Yahudilerin İsrail'e dönme hakkı vardır, Yahudilerin dini günleri resmi tatil sayılacaktır, İsrail'in başkenti Kudüs’tür” gibi hükümler geçerli olacak. İsrail cephesinde Kudüs için biz Müslümanların yaptığı gibi Doğu-Batı diye bir ayrım yok. Yasaya göre Kudüs’ün tamamı İsrail’in olacak.

Bu kapsamdan bakacak olursak hedefe ramak kaldı. Bir sonrası Filistin ve Kudüs’ün tamamen elden çıkmasıdır. İsrail için Filistin, Kudüs tüm dünyayı yakacak kadar önemli. Kendi batıl davaları açısından bakacak olursak İsrail’i takdir etmemek mümkün değil. Küçücük bir topluluklar ama dünyaya yön veriyorlar.

Peki biz Müslümanlara bir bakalım. Osmanlı’dan sonra Müslümanların hayali, imanı, cesareti, feraseti vb yok olmuş durumda. Öyle ki, Hz. Adem’in Kabe’den sonra Mescid-i Aksa’yı inşa ederek orada namaz kıldığı, daha sonra Hz. Süleyman’ın yeniden inşa ettiği, Kainatın Efendisi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in(sallallahu aleyhi ve sellem) Miraca çıktığı, Hz. Ömer’in fethettiği, Selahaddin Eyyubi’nin “fethedilene kadar yüzüm gülmeyecek” diyerek Haçlıların elinden aldığı, Abdulhamid Han’ın “bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir!” dediği ve  üstad Sezai Karakoç’un “Gökte yapılıp yere indirilen şehir” dediği Mescid-i Aksa, Kudüs ve Filistin bizim için sahip çıkmayı geçiyorum ziyaret edilecek kadar bile önemli değil.

Neden mi önemli değil? Çünkü biz, 1969'da İsrail askerleri Mescid-i Aksa'da büyük bir yangına sebep olduğunda, “Müslümanlar dört bir taraftan İsrail’e girecek” diyerek korkudan sabaha kadar uyuyamayan dönemin İsrail Başbakanı Golda Meir’e bir oh çektirdik, “bu ümmet uyuyan bir ümmettir” dedirttik. Sonrasında on yıllardır yapılan zulme karşı derin bir uykuya geçtik. Velhasılıkelam bu zamana kadar hep uyuduk. Şimdi diyeceksiniz o kadar miting yaptık, tankla uçakla bombayla savaşan bir millete beddua ile cevap verdik, bunlar olmaz mı? Elbette miting dua önemli ama bu İsrail’in yaptıklarına göre devede kulak kalıyor.

Gazze’ye sürekli saldıran İsrail, Yahudi Ulus Devleti yasasını onayladıktan sonra Mescid-i Aksa’da yine Müslümanlara gaz ve ses bombası ile saldırıyor, Aksa’nın kapılarını dilediğince açıp kapatıyor, girişlerde yaş sınırı koyuyor, dileğini Aksa’ya alıp dilemediğini Aksa’dan uzaklaştırıyor, Müslümanları hapse atıyor, öldürüyor. Müslümanlara zillet olarak bunlar bile yeter!

Kudüs Mescid-i Aksa biz kulaklarımızı tıkadığımız için duymuyoruz ama her zaman bir yetim, öksüz gibi ağlıyor, kendisine sahip çıkacak Selahaddinleri Hz. Ömer’leri bekliyor. Biz ne mi yapabiliriz? İsrail Başbakanı Netanyahu sabahlara kadar uyuyamamalı. Nasıl mı? Kudüs’e yürüyerek Netanyahu’ya tüm Siyonistlere korku dolu anlar yaşatmalıyız.

Türkiye’den onbinler Kudüs’e yürüse, sonra diğer Müslüman ülkelerden de aynı şekilde harekete geçilse, dört bir yandan milyonlar eşliğinde ilerlesek, “biz uyandık artık” desek çok mu zor? İslam ülkelerinin huzuru, Kudüs’ün özgürlüğü için değmez mi? Bugün değilse ne zaman yürüyeceğiz? Kudüs’ü Mescid-i Aksa’yı, eli kolu bağlanmış İsrail’in maşası olan yöneticilerin insafına mı bırakacağız? Yoksa hala “Kahrolsun İsrail” diye beddua mı edeceğiz? Yürümekten başka çare yok. Batıl davalarında canla başla çalışanlar kadar olamadık ama Hakk davada hiç olmazsa Kudüs’e yürüyelim. Bu yol Allah’ın yolu ve emin olun Allah bizi bu yolda çaresiz, güçsüz, yetim, öksüz bırakmayacak. Bu yürüyüş, dosta güven düşmana korku salacak.

Ben buradan başta İHH olmak üzere Kudüs, Filistin davası için mücadele eden tüm STK, dernek ve vakıflara çağrıda bulunuyorum. Bu davada samimiyseniz bir yürüyüş organize edin, şayet korkup etmeyecekseniz bir daha ağzınıza Kudüs’ü almayın. Zira biz Kudüs’ü Aksa’yı kurtaramazsak, FETÖ’nün gerçek sahibi İsrail, 15 Temmuz’un benzerlerini yapmaktan çekinmeyecek. İslam Ülkeleri daha fazla kan ağlayacak. Tüm dünyayı İsrail yönetecek. Ve Müslümanlar derin uykusunda ölmüş olacak…

O halde kardeşim, şimdi ayağa kalk ve yürü, yürü ki ayağına Kudüs gücü gelsin…

 

Google+ WhatsApp